← Tüm yazılar

Antalya’da Gezilecek Yerler: Tarih, Doğa ve Gezi Rotaları

Kaleiçi’nden Aspendos’a, Side’den Kaş’a Antalya’nın tarihî ve doğal güzelliklerini keşfedin. Antik kentler, şelaleler, mağaralar ve gezi rotaları bir arada.

Antalya Kaleiçi ve Yat Limanı panoraması

Antalya’da gezilecek yerler denildiğinde akla önce deniz ve güneş geliyor. Oysa bu kıyının arkasında antik limanlar, Roma tiyatroları, Selçuklu yapıları, kanyonlar ve mağaralarla örülü çok katmanlı bir dünya var. Şehir merkezinde birkaç sokak yürüyerek farklı dönemlerin izlerini görebilir; başka bir gününüzü şelalelere, bir diğerini Likya kıyılarına ayırabilirsiniz.

Bu rehber, Antalya merkezinden Belek ve Serik’e, Side ve Alanya’dan Kemer, Demre ve Kaş’a uzanan başlıca gezi duraklarını bir araya getiriyor. Her yerin geçmişini ve ziyaret sırasında nelere bakabileceğinizi anlatarak kendi rotanızı oluşturmanıza yardımcı oluyor. Arkeolojik alanları tarihçeleriyle; mağara ve şelaleleri ise oluşumları, keşifleri ve çevreleriyle ele alıyoruz.

Antalya merkezinde tarihin izleri

Kaleiçi: şehrin eski kalbi

Antalya’nın tarihi merkezini anlamak için başlangıç noktası Kaleiçi olmalı. Attaleia adı Bergama Kralı II. Attalos ile ilişkilendirilir; kent daha sonra Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin izlerini biriktirmiştir. Dar sokaklarda gördüğünüz taş duvarlar, ahşap çıkmalar ve avlulu evler bu uzun geçmişin gündelik hayata yansımasıdır. Burada yalnızca tek bir anıtı görmek yerine sokaklar arasında yürümek, kapı tokmaklarına, eski duvarlara ve evlerin cephelerine bakmak daha zengin bir deneyim sunar. Gezinizi limana doğru devam ettirebilirsiniz.

Kaleiçi Yat Limanı: Antalya’nın denize açılan kapısı

Bugün teknelerin ve kıyı yürüyüşlerinin öne çıktığı eski liman, Antalya’nın tarih boyunca denizle kurduğu ilişkinin merkezlerinden biridir. Çevresindeki sur izleri ve limana inen sokaklar, şehrin savunma ve ticaret düzenini birlikte düşünmeyi sağlar. Kaleiçi’nin üst noktalarından baktığınızda tarihi evlerle denizin aynı kadraja girdiğini görürsünüz. Limanı hem yukarıdan hem kıyıdan izlemek için zaman ayırın; aynı manzara iki noktadan oldukça farklı görünür. Şehir turunuzda yürüyüş ile fotoğraf molasını birleştirebileceğiniz bir duraktır.

Hadrian Kapısı: Üç Kapılar

MS 130 yılında Roma İmparatoru Hadrianus adına yapılan bu anıtsal geçit, üç kemeri nedeniyle Üç Kapılar adıyla da bilinir. Mermer yüzeyler ve bezemeli mimari parçalar, Roma döneminde şehrin kamusal görünümüne verilen önemi gösterir. Bir yanda bugünün hareketli caddesi, diğer yanda Kaleiçi sokakları vardır. Kapının önünde yalnızca genel bir fotoğraf çekmekle yetinmeyip kemerlerin altındaki ayrıntıları inceleyin. Antalya’nın geçmişi ile bugünü arasındaki bağlantıyı en kolay hissedebileceğiniz noktalardan biridir.

Saat Kulesi ve Kale Kapısı çevresi

Saat Kulesi, eski sur hattıyla bugünün şehir merkezinin buluştuğu bölgede yükselir. Yapının eski bir sur burcu üzerinde bulunması, zaman içinde savunma yapılarının şehir hayatında farklı roller üstlendiğini hatırlatır. Kule çevresinden Kaleiçi’ne girebilir, çarşı sokaklarına yönelebilir veya Yivli Minare tarafına yürüyebilirsiniz. Bu bölümü yalnız bir fotoğraf durağı olarak değil, tarihi merkezin farklı sokaklarını birbirine bağlayan bir başlangıç noktası olarak düşünün. Dar sokakları gezdikten sonra tekrar kule çevresine dönmek kolay bir yürüyüş planı oluşturur.

Yivli Minare ve külliye

Yivli Minare, Antalya’nın Selçuklu mirasının en belirgin simgelerindendir. Kırmızı tuğladan dilimli gövdesi, yapıya hem adını hem de uzaktan kolay tanınan siluetini verir. Çevresindeki cami, medrese ve türbeler birlikte değerlendirildiğinde buranın tek bir yapıdan daha geniş bir tarihî merkez olduğu anlaşılır. Roma mirasının ağırlıkta olduğu bazı duraklardan sonra burada Anadolu Türk mimarisine odaklanabilirsiniz. Minarenin yüzey düzenine ve farklı yapıların aynı çevrede bir araya gelişine bakmak, şehirdeki dönem değişimini okumayı kolaylaştırır.

Hıdırlık Kulesi ve Karaalioğlu çevresi

Kaleiçi’nin denize bakan ucundaki Hıdırlık Kulesi, Roma döneminden kalan yapılardan biridir. Kare alt bölüm ile silindirik üst bölümün birleşimi, kıyı siluetinde kolayca seçilir. Kulenin özgün işlevi hakkında farklı yorumlar bulunduğu için onu tek bir kesin hikâyeye indirgemeden mimarisi ve konumuyla değerlendirmek gerekir. Karaalioğlu çevresindeki yürüyüşü bu noktada tamamlayabilir; falezler, deniz ve eski şehir arasındaki ilişkiyi izleyebilirsiniz. Akşamüstü ışığı, kıyı manzarasını fotoğraflamak için ayrıca hoş bir atmosfer oluşturur.

Kaleiçi’nden limana: Antalya şehir turunuzu planlayınKaleiçi’nden limana: Antalya şehir turunuzu planlayınİncele →

Şelaleler ve şehir çevresindeki doğa durakları

Yukarı Düden ve Aşağı Düden: aynı suyun iki farklı yüzü

Düden adıyla anılan iki önemli ziyaret noktasını birbirinden ayırmak gerekir. Yukarı Düden, iç kesimde yeşilliklerle çevrili bir şelale ortamı sunarken Aşağı Düden, Lara yönünde suyun falezlerden Akdeniz’e döküldüğü yerdir. Karpuzkaldıran adıyla da bilinen Aşağı Düden’de yaklaşık kırk metrelik düşüş, denizle birleşen güçlü bir manzara oluşturur. Buradaki hikâye bir yapının inşa tarihinden çok, suyun Antalya’nın traverten coğrafyasıyla ilişkisidir. Programınızda iki noktayı ayrı duraklar olarak değerlendirin; rezervasyon notuna hangisini görmek istediğinizi yazabilirsiniz.

Düden Şelalesi turunu inceleyin.

Kurşunlu Şelalesi: orman içinde suyun yolu

Aksu’daki Kurşunlu, küçük göletler ve su geçişleriyle çevrili bir doğa alanıdır. Ziyarete 1986 yılında açılmış, 1991 yılında tabiat parkı statüsü kazanmıştır. Bu tarihler şelalenin oluştuğu zamanı değil, ziyaret ve koruma düzeninin gelişimini anlatır. Yürüyüş sırasında yalnız ana şelaleye odaklanmayın; su kenarındaki bitkiler, gölgeli patikalar ve küçük akışlar da alanın karakterini oluşturur. Perge çevresinde tarih ağırlıklı bir gün planlıyorsanız Kurşunlu’yu doğa molası olarak ayrıca değerlendirebilirsiniz.

Kurşunlu Şelalesi turunu inceleyin.

Konyaaltı ve Lara: şehrin kıyı yaşamı

Konyaaltı ile Lara, Antalya’nın sahil kimliğini farklı açılardan tanımak için iki temel bölgedir. Konyaaltı batıdaki dağ manzarası ve uzun kıyı hattıyla; Lara ise doğuya uzanan sahil çevresiyle öne çıkar. Bu durakların değeri tek bir antik yapının tarihinden değil, şehrin denizle yaşayan kültüründen gelir. Tarihî merkezde geçen bir günün ardından kıyıda yürüyüş yapabilir, programınıza dinlenme zamanı ekleyebilirsiniz. İki bölgeyi aynı kısa geziye sıkıştırmak yerine konaklama yerinize ve günün rotasına uygun olanı seçmek daha rahat olacaktır.

Aksu, Belek ve Serik çevresinde antik kentler

Perge Antik Kenti: bir Roma şehrinin düzeni

Aksu’daki Perge, Pamfilya bölgesinin önemli antik kentlerinden biridir. Bugün görülen anıtsal dokuda Roma döneminin etkisi belirgindir. Sütunlu caddeler, stadyum, tiyatro ve kamusal yapıların ilişkisi, antik bir şehrin nasıl çalıştığını düşünmek için güçlü ipuçları verir. Ziyaret sırasında yalnız büyük yapılara değil, caddelerin yönüne ve alanların birbirine nasıl bağlandığına da bakın. Böylece kalıntılar tek tek taşlardan çıkıp günlük yaşamın geçtiği bir şehir planına dönüşür. Açık alandaki yürüyüş için su ve rahat ayakkabı hazırlamak gezinizi kolaylaştırır.

Perge turunu planlayın.

Aspendos Antik Tiyatrosu ve su kemerleri

Serik’teki Aspendos, Köprüçay yakınlarında gelişen bir antik kenttir. Ünlü tiyatro MS 2. yüzyılda, Marcus Aurelius döneminde mimar Zenon tarafından yapılmıştır. Sahne yapısının yüksekliği ve oturma sıralarının bütünlüğü, yapıyı ziyaret ederken ilk fark edilen özelliklerdir. Ancak Aspendos’u yalnız tiyatrodan ibaret düşünmeyin: çevredeki kent kalıntıları ve su kemerleri, yaşamın sahne dışında da nasıl örgütlendiğini gösterir. Tiyatroda farklı seviyelerden bakış açıları arayın; daha uzun bir program için diğer kalıntıları görmek istediğinizi tur talebinize ekleyin.

Aspendos Antik Tiyatro turunun fotoğraflarını ve araç fiyatlarını görün.

Zeytintaşı Mağarası: Serik’in yeraltı dünyası

Zeytintaşı Mağarası, 1997 yılında taş ocağı çalışması için açılan bir galeri sırasında tesadüfen bulunmuştur. Mağaranın keşfi yakın tarihe ait olsa da içindeki damlataş şekilleri çok daha uzun doğal süreçlerin ürünüdür. Özellikle ince, tüp biçimli sarkıtlar alanın ayırt edici özellikleri arasındadır. Burada bir antik kentin insan eliyle kurulmuş düzeninden farklı olarak suyun ve minerallerin şekillendirdiği bir ortamla karşılaşırsınız. Oluşumlara dokunmadan, ziyaret kurallarına uyarak ve ayrıntılara dikkat ederek gezmek bu hassas alanı anlamanın en iyi yoludur.

Zeytin Taşı Mağarası turunu inceleyin.

Aspendos’u keşfedin: fotoğraflar, tur detayları ve araç seçenekleriAspendos’u keşfedin: fotoğraflar, tur detayları ve araç seçenekleriİncele →

Side, Manavgat ve Alanya rotası

Side Antik Kenti ve Apollon Tapınağı

Manavgat kıyısındaki Side, antik Pamfilya’nın önemli liman kentlerinden biridir. Yerleşimin geçmişi MÖ 7. yüzyıla uzanır; günümüze gelen anıtsal yapıların önemli bir bölümü Roma dönemi kent yaşamını yansıtır. Tiyatro, sütunlu yollar, hamam kalıntıları ve deniz kenarındaki tapınak alanı aynı gezide farklı konulara odaklanma fırsatı verir. Apollon Tapınağı çevresinde denizle birlikte görülen sütunlar, şehrin tanınan manzaralarındandır. Side’de eski ve yeni yerleşim iç içe olduğundan, yürüyüşü yalnız tek bir anıta göre değil bütün yarımadayı hissedecek şekilde planlayın.

Side Antik Şehri turunu inceleyin.

Manavgat Şelalesi: geniş bir su perdesi

Manavgat Şelalesi’nin etkisi yalnız yüksekliğinden değil, geniş bir hat boyunca akan suyundan gelir. Toroslardan beslenen Manavgat Nehri, bu noktada kayalık eşikten geçerek çevresindeki yeşil dokuya güçlü bir ses ve hareket katar. Şelalenin geçmişini anlamak için bölgedeki su sistemini ve nehir çevresindeki yaşamı birlikte düşünmek gerekir. Side’nin taş sokaklarından sonra burada su kenarında bir mola vermek geziye farklı bir ritim kazandırır. Fotoğraf çekerken ana su perdesinin yanı sıra nehir kıyısındaki ağaçların oluşturduğu çerçevelere de bakın.

Manavgat Şelalesi turunu planlayın.

Alanya Kalesi, Kızılkule ve tarihî liman

Alanya’nın denize uzanan yarımadası farklı dönemlerde yerleşim görmüştür. Şehrin 1221 yılında Anadolu Selçuklu hâkimiyetine girmesi, bugün görülen anıtsal dokunun gelişmesinde belirleyici olmuştur. Alaeddin Keykubad döneminde yapılan Kızılkule, 1226 tarihli bir liman savunma yapısıdır. Kale çevresinde yürürken surların araziyi nasıl izlediğine, aşağıdaki limanla bağlantısına ve içerideki yerleşim izlerine dikkat edin. Yukarıdaki panoramayı kıyıdaki kule ve liman çevresiyle birlikte görmek, Alanya’yı yalnız plajlarıyla tanımaktan çok daha geniş bir bakış sunar.

Alanya Kalesi turunu inceleyin.

Damlataş Mağarası

Alanya yarımadasının batı tarafındaki Damlataş Mağarası 1948 yılında keşfedilmiştir. İçerideki sarkıt ve dikitler, suyun taşıdığı minerallerin uzun zaman içinde birikmesiyle oluşan doğal şekillerdir. Adı da sarkıtlardan damlayan suyla ilişkilidir. Kale ve kıyı gezisine eklendiğinde, açık havadaki tarihî yapılardan kapalı bir yeraltı ortamına geçiş sunar. Oluşumların renklerine, yüzeylerine ve birbirinden farklı boyutlarına bakarak kısa bir ziyareti bile daha anlamlı hale getirebilirsiniz. Mağarayı doğa ve jeoloji merakıyla değerlendirin.

Damlataşı Mağarası turunu inceleyin.

Köprülü Kanyon ve Selge

Köprüçay çevresindeki kanyon yalnız doğal manzaralarıyla değil, tarihî geçiş yollarıyla da dikkat çeker. Roma döneminden kalan köprüler ve dağlık alandaki Selge kalıntıları, kıyı ile iç kesimler arasındaki eski bağlantıları hatırlatır. Selge’de tiyatro ve diğer kent kalıntılarına bakarken, yerleşimin dağlık coğrafyayla nasıl uyum kurduğunu düşünün. Kanyon manzarası ile arkeolojik alanları aynı gün görmek isteyenler, yol sürelerini hesaba katan ayrı bir program hazırlamalıdır. Doğa sporları düşünüyorsanız etkinlik koşullarını ve uygunluğu ayrıca değerlendirin.

Otelden çıkış yaptınız mı? Valizlerinizi taşımadan gezinizi planlayınOtelden çıkış yaptınız mı? Valizlerinizi taşımadan gezinizi planlayınİncele →

Antalya’nın kuzeyinde tarih ve doğa

Termessos: dağların koruduğu kent

Güllük Dağı çevresindeki Termessos, Pisidya’nın dağlık yerleşimlerinden biridir. MÖ 333 yılında Büyük İskender’in kuşatmasına karşı direnişiyle tanınır. Burada tiyatro ve kent kalıntılarını görmek kadar, yerleşimin neden bu sarp arazide geliştiğini düşünmek de ziyaretin parçasıdır. Deniz kenarındaki antik kentlerden farklı bir atmosferi vardır; orman, yükselti ve taş yapılar aynı manzarada buluşur. Yürüyüşlü bir gezi olarak planlayın, grubunuzun temposunu dikkate alın ve açık alandaki patikalar için hazırlıklı gelin.

Karain Mağarası: yazılı tarihten öncesine yolculuk

Yağca çevresindeki Karain, Antalya’nın tarihini Roma veya Likya döneminden çok daha geriye götürür. Paleolitik dönem insan yaşamına ilişkin buluntuları ve farklı zamanlara ait kültür katmanlarıyla önemli bir arkeolojik alandır. Burayı ziyaret ederken görkemli bir saray ya da sütunlu cadde aramak yerine, insanların barınma ve çevreyle ilişki kurma biçimlerini düşünmek gerekir. Mağara ortamı, tarihöncesi yaşamın gündelik ihtiyaçlarını gözünüzde canlandırmak için güçlü bir başlangıçtır. Merdivenli ve yürüyüşlü bölümleri hesaba katarak program yapın.

Kemer ve batı kıyılarında Likya’nın izleri

Phaselis Antik Kenti

Tekirova çevresindeki Phaselis, limanlarıyla gelişen bir antik kıyı kentidir. Bugün görülen caddeler, hamamlar, tiyatro ve su kemerleri, özellikle Roma döneminin şehir düzenini anlamaya yardımcı olur. Ağaçların arasındaki kalıntılar ile hemen yanındaki deniz, arkeoloji ve kıyı manzarasını aynı yürüyüşte buluşturur. Ana caddede yürürken limanların ticaret için önemini, su kemerlerine bakarken günlük yaşamın altyapısını düşünün. Geziyi yalnız sahil molası olarak ele almak yerine tarihî yapılar için de zaman ayırmak Phaselis deneyimini zenginleştirir.

Olympos Antik Kenti

Likya Birliği’nin önemli kentlerinden Olympos, bir liman yerleşimi olarak gelişmiştir. Nehir çevresine yayılan kalıntıları Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinin izlerini taşır. Orman dokusu içindeki yapılar, ziyaret sırasında parçaları yavaş yavaş fark ettiğiniz bir keşif hissi oluşturur. Eski liman düzenini, kıyıya açılan su yolunu ve yapıların bu çevredeki yerini birlikte düşünün. Olympos’un tarihî alanı ile yakın kıyı çevresini aynı programda görmek mümkündür; yürüyüş ve dinlenme bölümlerini grubunuza göre dengeleyin.

Çıralı ve Yanartaş

Çıralı’nın kıyı yaşamı, Olympos’un antik geçmişi ve Yanartaş’ın doğal alevleri birbirini tamamlayan farklı deneyimler sunar. Yanartaş, kayalıklardaki gaz çıkışlarının beslediği alevlerle tanınır; antik çağda Khimaira anlatılarıyla ilişkilendirilmiştir. Efsaneler bölgenin kültürel hafızasının parçasıdır, doğa olayının bilimsel açıklamasıyla aynı şey değildir. Bu ayrımı akılda tutarak hem manzarayı hem de ona yüklenen hikâyeleri değerlendirebilirsiniz. Yürüyüş saatini ve dönüş planını önceden belirlemek, özellikle günün geç saatlerinde geziyi daha düzenli hale getirir.

Demre: Myra ve Aziz Nikolaos

Myra, Likya’nın önemli kentlerinden biridir. Kaya mezarları ile Roma tiyatrosunun yan yana görünmesi, farklı dönemlerin aynı şehirde bıraktığı izleri belirgin biçimde gösterir. Kayaya işlenen mezar cepheleri, yapı biçimlerinin ölüm sonrası anıtlara nasıl taşındığını düşünmek için etkileyici örneklerdir. Demre’deki Aziz Nikolaos Kilisesi çevresi ise şehrin Hristiyanlık tarihindeki yerini hatırlatır; Nikolaos MS 4. yüzyılda Myra piskoposu olarak anılır. Myra ile kilise alanını ayrı duraklar olarak planlamak, her birinin farklı hikâyesine zaman ayırmanızı sağlar.

Kekova, Üçağız ve Simena

Kekova yalnız tek bir antik kentin adı değildir; ada, koylar ve kıyı yerleşimlerini kapsayan bir bölgeyi de ifade eder. Bugünkü Kaleköy’deki Simena, geçmişi MÖ 4. yüzyıla uzanan bir Likya yerleşimidir. Kale çevresi deniz manzarasını tarihî dokuyla birleştirirken, Kekova kıyısında kısmen su altında kalan yapı izleri depremlerle değişen kıyı yaşamını hatırlatır. Üçağız ve çevresini planlarken kara ve deniz ulaşımını birlikte düşünün. Bölgeyi Antalya merkezindeki kısa şehir gezisinden ayrı, kendine zaman ayrılan bir rota olarak ele almak daha uygundur.

Kaş ve Antiphellos

Bugünkü Kaş’ın tarihî katmanlarından biri Antiphellos’tur. Helenistik ve Roma dönemlerinde gelişen liman kenti, kıyı ticaretiyle önem kazanmıştır. Deniz manzaralı tiyatro ve şehir içindeki Likya mezarları, günlük yaşamın arasında karşınıza çıkan geçmiş izleridir. Kaş’ı yalnız sokakları ve kıyı atmosferi için değil, bu kalıntıların bugünkü yerleşimle ilişkisini görmek için de gezin. Tiyatroda oturup manzaraya bakmak, ardından merkeze dönerek mezar anıtlarını incelemek farklı tempoları birleştiren sade bir yürüyüş oluşturabilir.

Patara Antik Kenti ve kumsalı

Gelemiş çevresindeki Patara, Likya Birliği’nin siyasi yaşamında önemli bir yere sahip olmuştur. Meclis binası, tiyatro ve liman kenti kimliği, burayı yalnız sahil fotoğraflarıyla anlatmanın neden eksik kalacağını gösterir. Kamusal yapıların birbirine yakınlığını inceleyerek antik bir yönetim merkezinin işleyişini hayal edebilirsiniz. Kumsal ile arkeolojik alan farklı deneyimler sunar; programınızda ikisine de ayrı zaman ayırın. Antik kent, kıyı ve doğal çevreyi birlikte koruyan ziyaret kurallarına uymak, bu manzaranın gelecek ziyaretçilere de kalmasını sağlar.

Xanthos: Likya’nın siyasi hafızası

Kaş’ın Kınık çevresindeki Xanthos, Likya uygarlığının önemli idari merkezlerinden biridir. Yazıtlar, mezar anıtları ve kent kalıntıları, bölgenin dili ve siyasal geçmişi hakkında değerli izler taşır. Xanthos ile komşu Muğla’daki Letoon, ortak tarihî önemleri nedeniyle 1988 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır. Burada gezerken yalnız ayakta duran yapıların büyüklüğüne değil, yazıtların ve mezar biçimlerinin ne anlattığına da odaklanın. Patara ve Kaş çevresinde birkaç gün geçirenler için daha ayrıntılı bir Likya rotasının parçası olabilir.

Kendi rotanızı oluşturun: günlük turları seçin ve birleştirinKendi rotanızı oluşturun: günlük turları seçin ve birleştirinİncele →

Antalya gezisi için rotanızı nasıl oluşturabilirsiniz?

Antalya geniş bir coğrafyaya yayılır. Merkezde birbirine yakın noktaları bir günde görmek mümkün olsa da Alanya ile Kaş gibi farklı yönlerdeki yerleri tek bir kısa programa sıkıştırmak yorucu olur. Konaklama yerinizi, yol süresini, grubunuzun yürüyüş temposunu ve mola ihtiyacını birlikte düşünün.

  • Şehir ve liman günü: Kaleiçi, Saat Kulesi, Yivli Minare, Hadrian Kapısı, Yat Limanı ve Hıdırlık çevresi.
  • Aksu ve Serik hattı: Perge, Kurşunlu, Aspendos ve ilginize göre Zeytintaşı Mağarası. Tüm durakları aynı güne koymadan önce zaman planını netleştirin.
  • Side ve Manavgat günü: Antik kent yürüyüşü, Apollon Tapınağı çevresi ve Manavgat Şelalesi.
  • Alanya günü: Kale çevresi, Kızılkule, liman ve Damlataş Mağarası.
  • Batı kıyısı günleri: Phaselis ile Olympos–Çıralı hattını; Demre–Kekova ve Kaş–Patara–Xanthos hattından ayrı günlerde değerlendirin.

Mevcut Günlük Turlar sayfasında ilgilendiğiniz turları seçip Tur Birleştir / Fiyat Al üzerinden talep gönderebilirsiniz. Listede bulunmayan bir durak düşünüyorsanız not alanında belirtin; rota ve uygunluk birlikte değerlendirilsin. Bu rehberde bir yerin anlatılması, bütün durakların tek bir tur paketine dahil olduğu anlamına gelmez.

Gezi gününü kolaylaştıran küçük hazırlıklar

Antik kentlerde taş zemin ve açık alan yürüyüşü yaygındır. Rahat ayakkabı, su ve mevsime uygun güneş koruması gününüzü kolaylaştırır. Çocuklarla veya hareket desteğine ihtiyaç duyan bir yolcuyla geziyorsanız basamaklı alanları önceden değerlendirin. Ziyaret saatleri ve erişim koşulları değişebildiğinden gezi tarihinize yakın kontrol edin.

Antalya, Kundu, Kadriye, Belek, Boğazkent, Side ve Manavgat çevresinde ulaşım planlarken alış açık adresinizi ve yetişkin–çocuk sayısını paylaşın. VIP ve havalimanı transferini planlayabilir, otelden çıkış ile uçuş arasında gezmek istiyorsanız valiz transferi seçeneklerini inceleyebilirsiniz. Böylece gününüzü eşyalarınızı taşımaya göre değil, görmek istediğiniz yerlere göre düzenleyebilirsiniz.

Türkçe
  • Antalya gezilecek yerler
  • Antalya gezi rehberi
  • Antalya tarihi yerler
  • Antalya günlük turlar
  • Kaleiçi gezilecek yerler
  • Aspendos Antik Tiyatro
  • Perge Antik Kenti
  • Side Antik Kenti
  • Antalya şelaleleri
  • Belek çıkışlı turlar
English
  • places to visit in Antalya
  • Antalya travel guide
  • Antalya historical sites
  • Antalya day tours
  • Kaleici old town
  • Aspendos theatre tour
  • Side ancient city
Русский
  • достопримечательности Антальи
  • что посмотреть в Анталье
  • путеводитель по Анталье
  • экскурсии в Анталье
  • старый город Калеичи
  • античный театр Аспендос
  • водопады Антальи
Deutsch
  • Antalya Sehenswürdigkeiten
  • Antalya Reiseführer
  • historische Stätten Antalya
  • Tagesausflüge Antalya
  • Kaleici Altstadt
  • Aspendos Theater
  • Wasserfälle Antalya